Alan Seçimi
ÖSYM, 1999 yılından itibaren yeni bir uygulama başlatmıştır. Üniversiteye girişte, lisede öğrenim gördüğü alana uygun tercih yapan öğrenciler, “Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları” farklı katsayılarla çarpılarak ödüllendirilmiştir.
2002 yılında yapılan yeni bir değişiklikle “Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanının” etkisi % 3 artırılarak % 17,5′den % 21′e çıkartılmıştır.
Bu uygulamayla birlikte, meslek liselerinde okuyan öğrencileri kendi alanlarında tercih yapmaya özendirmek için ek puan uygulaması başlatılmıştır.
Böylece liselerde okuyan öğrencilerin seçtikleri alanda, meslek lisesi öğrencilerinin de seçtikleri bölümde öğrenim görmeleri sağlanacaktır.
Üniversiteye girişte herhangi bir katkısı olmadığı düşüncesiyle öğrenciler bugüne kadar alan seçimine önem vermiyorlardı. Yeni uygulama ile öğrencilerin, velilerin, rehber öğretmenlerin alan seçimine önem vermeleri sağlanmış ve okul dersleri üniversiteye girişte daha etkili hale getirilmiştir.
1. Alan Seçimi Ne Zaman Yapılır?
Liselerde sınıf geçme yönetmeliğine göre; alan seçimi 9. sınıfın sonunda yapılır. Ancak bu seçim 9. sınıfın başında planlanmalıdır. Çünkü; bir öğrencinin belirli bir alanı seçebilmesi için o alanın kaynak derslerinin yıl sonu ağırlıklı ortalamasının belirli bir barajın üstünde olması gerekir. O halde bir öğrenci, 9. sınıfın başında seçeceği alanı belirlemeli ve seçeceği alanın kaynak derslerinin notlarını belirtilen barajın üstüne çıkarmaya çalışmalıdır.
9. sınıfın sonundan başlamak üzere yaz boyunca, 10. sınıfın ders yılının başlamasını izleyen bir ay içinde şartlarını taşıdığı bir alanda seçimini yapabilir.
2. Alanlar Nasıl Belirlenir?
Alanlar, öğrencinin 9. sınıftaki başarısına ve isteğine, öğrenci velisinin yazılı isteğine bakılarak; ilgili müdür yardımcısının, sınıf öğretmeninin ve rehber öğretmenin görüşüne başvurularak belirlenir.
a) Öğrencinin başarısı:
· Öğrencilerin belirli bir alana yönelebilmesi için 9. sınıf sonunda o alana kaynaklık eden derslerin ortalaması 3.00 ve daha yukarı olması gerekir.
· Eğer öğrenci hiçbir alan için bu şartları taşımıyorsa en yüksek ortalamaya sahip olduğu alana yönlendirilir.
· Öğrenciler şartlarını taşıdıkları birden fazla alandan herhangi birini tercih edebilirler.
· Öğrenci eğer şartlarını taşımadığı bir alanı arzu ediyorsa kendi ortalamasının, seçtiği alanı tercih eden en düşük not ortalamalı öğrenciden yüksek olması yeterli kabul edilir.
b) idare, öğretmen, öğrenci ve velinin görüşü:
Okulda, müdür yardımcısı nezaretinde sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenin yardımı ile öğrenci ve velinin görüşü alınarak, alan seçimine birlikte karar verilir. Bu karar için öğrencinin Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlemiş olduğu şartları taşıması gerekir.
3. Alan İçin Not Yükseltme
Bir öğrenci, istediği alana ait şartları taşımıyorsa; alana kaynaklık eden derslerin ortalaması 2.5′ten az ise, en fazla 3 dersten ortalama yükseltme sınavına girebilir. Ortalama yükseltme sınavına girilecek dersler, veli ve sınıf öğretmeni ile birlikte belirlenip velinin yazılı isteğiyle yürürlüğe girer.
4. Alan Değiştirme
· 10 uncu sınıf sonunda bir üst sınıfa geçebilecek öğrenciler, ders kesiminden itibaren yeni ders yılının ilk bir ayı içinde not şartı aranmaksızın alanını değiştirebilir.
· Ancak alanını değiştiren öğrenci, yöneldiği yeni alana ait alt sınıfın görmediği alan dersleri ile gördüğü hâlde haftalık ders saati sayısı farkı bir ders saatinden fazla olan alan derslerinden sorumlu tutulur ve bu derslerden alan değişikliğini takip eden ilk ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları döneminde sınava alınır.
· Öğrenci, yeni alanında okutulmayan önceki alanına ait sorumlu olduğu alan derslerinden muaf tutulur.
· Ancak sorumlu olduğu seçmeli derslerin sorumluluğu devam eder.
5. Alana Yönelmeye Kaynaklık Eden Dersler
|
ALANLAR |
KAYNAK DERSLERİ |
|
Fen Bilimleri |
Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik |
|
Sosyal Bilimler |
Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya |
|
Türkçe-Matematik |
Türk Dili ve Edebiyatı, Matematik |
|
Yabancı Dil |
Türk Dili ve Edebiyatı, Yabancı Dil |
|
Sanat ve Spor |
Şartları uygun olan okullarda açılır. |
6. Derslerin Seçimi
· Ders yılı sonunda okulun bina ve imkanları, öğretmen durumu dikkate alınarak açılabilecek alan/bölüm ve seçmeli derslerin tümü idarece ilan edilir.
· Ders bitiminden 10 gün önce, bitimden sonra 10 gün, toplam 20 gün içinde ilan edilen dersler arasından seçim yapılır.
· Seçimde sınıf öğretmeni, veli ve öğrenci birlikte karar verirler.
· Veli, isteğini yazılı olarak okul müdürlüğüne bildirir.
· Ders seçiminde, sınıf öğretmeni, öğrenci gelişim dosyasındaki bilgilere bakarak öğrencinin geçmiş yıllardaki başarısını dikkate alır.
Alan Seçiminin Üniversiteye Girişteki Önemi
· Eğer öğrenciler alan seçimini doğru yapmazlarsa 25 ile 50 arasında değişen bir puan kaybına uğrayacaklardır. Bu, ortalama binlerce kişinin gerisinde kalma anlamına gelir.
· Öğrencilerin, 9. sınıf sonunda bu kılavuzdaki bilgilere bakarak alan seçimini yapmaları gerekir.
· Alan seçimi, bir anlamda hayat boyu sürdürülecek mesleğin seçimi anlamına gelmektedir.
· Öğrenciler kendi alanı dışındaki okulları da kazanabilirler, ancak bunun çok zor olduğu herkesçe bilinmelidir.
· Seçilen alana uygun tercih yapılması halinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı 0,8 katsayısı ile, alandan farklı tercih yapıldığında ise 0.3 ile çarpılacaktır.
· Meslek lisesi öğrencilerinin alanıyla ilgili tercih yapmaları halinde bu katsayı (0,8+0,24) = 1,04 olacaktır.
· Meslek lisesi öğrencileri alan seçimini doğru yapmazlarsa 37 ile 74 puan arasında değişen bir puan kaybına uğrayabilirler.
· AOBP’nin 100 ile 50 arasında değiştiği düşünülürse puan farkının 25-50 puan arasında değişme göstereceği gerçektir.




Güneş Sistemimiz; Güneş, dokuz gezegen ve bu gezegenlerin altmış bir adet uydusundan meydana gelir. Bu gezegenlerin arasındaki boşlukta birçok kuyruklu yıldız ve göktaşı bulunur. Bütün bu gökcisimlerinin en büyüğü olan Güneş ise, tüm Güneş Sistemi’nin kalbidir.
gibi Dünyamız, Güneş’e yakınlık sıralamasında üçüncüdür.
Dairenin en dışındaki gezegen Plüton’dur. Plüton aynı zamanda, Güneş’e en uzak ve en küçük olan gezegendir. Bu gezegenin gözlemlenmesi oldukça zordur, Hubble uzay teleskobu bile, ancak bunun yüzeyinde bulunan bazı kaba ayrıntıları ortaya çıkartabilmiştir. Bu küçük gök cismi, oldukça “soğuk”tur. Yaklaşık eksi 238 derece kadar! Kışın karlı havalarda eksi 2-3 dereceye kadar düşen ısı dondurucu bir soğuktur. Plütondaki eksi 238 derecelik ısı ise bizim dayanamadığımız kış günlerindeki soğuğun yaklaşık 100 katıdır. Bu da hayatımızı sona erdirecek derecede bir soğuk demektir. Plüton gezegeni bu kadar soğuk olması nedeniyle dışarıdan bir buz yığını gibi görünür.
Güneş Sistemi’nin merkezine, yani dairenin iç kısmına doğru biraz daha ilerlediğinizde Neptün’le karşılaşırız. Bu gezegen de oldukça “soğuk”tur: Yüzey sıcaklığı eksi 218 derece civarındadır. Gazlardan oluşan atmosferi insan için zehirlidir. Dahası gezegenin yüzeyinde, hızları saatte 2000 kilometreye varan korkunç fırtınalar eser.
Merkeze yani dairenin ortasına doğru biraz daha ilerleyince Uranüs’le karşılaşırız. Uranüs, Güneş Sistemi’ndeki üçüncü büyük gezegendir. Atmosfer sıcaklığı eksi 214 derece civarındadır yani bu gezegen de bizi bir saniyede donduracak kadar soğuktur. Zehirli gazlardan oluşan atmosferi, yaşama kesinlikle uygun değildir.
Güneş’e doğru yolculuğumuza devam edersek Satürn’le karşılaşırız. Güneş Sistemi’nin bu ikinci büyük gezegeni, etrafındaki halkalarla tanınır. Bu halkalar gaz, buz ve kaya parçalarından oluşmaktadır. Bu gezegende ısı yine yaşama izin vermeyecek derecede düşüktür: Eksi 178 derece.
Güneş’e doğru biraz daha ilerlediğimizde Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni olan Jüpiter’le karşılaşırız. Jüpiter, Dünya’nın çapının 11 katı büyüklükte (Bu büyüklüğü daha iyi anlamak için 11 tane Dünya büyüklüğünde gezegenin birleştiğini düşünün!) olan bir gezegendir. Bu gezegende de şartlar yaşamaya elverişli değilir. Çünkü Jüpiter’in, üzerinde hiç kara parçası bulunmaz ve çok soğuk bir gezegendir.
Jüpiter’den sonra Mars gelir. Mars, Dünya ile karşılaştırılamayacak kadar ölü bir gezegendir. Mars’ta herhangi bir canlının yaşaması mümkün değildir. Bunun çok önemli nedenleri vardır: Birincisi, Mars’ın atmosferi yoğun karbondioksit içeren zehirli bir karışımdır. İkincisi, gezegenin üzerinde hiç su yoktur. Üçüncüsü, Mars’ta sıcaklık yaklaşık eksi 53 derecedir. Ve dördüncüsü, Mars’ta çok kuvvetli rüzgarlar ve aylarca devam eden kum fırtınaları vardır.
Mars’tan sonra karşımıza çıkan mavi gezegen, Dünyamız’dır. Dünyamız’ın özelliklerini en son bölümde size detaylı bir şekilde anlatacağız. Ancak şimdiden şunu hatırlatalım: Dünyamız, üzerinde canlıların yaşamasına izin veren tek gezegendir.
Güneş’e doğru bir sonra karşılaşacağımız gezegen Venüs’tür. Venüs gökyüzünde Güneş ve Ay’dan sonraki en parlak cisimdir. Bu nedenle, en eski çağlardan bu yana insanlar tarafından bilinir. Venüs’te, dondurucu soğukların aksine, yakıcı bir sıcaklık hüküm sürer. Isı yüzeyde yaklaşık artı 450°C’ye kadar ulaşır. Bu, kurşunu bile eritmeye yetecek bir ısıdır. Venüs’ün bir diğer özelliği de, yoğun bir karbondioksit tabakasından oluşan ağır atmosferidir. Ayrıca, Venüs’ün atmosferinde kilometrelerce kalınlıkta asit katmanları bulunmaktadır. Bu yüzden gezegende sürekli öldürücü asit yağmurları yağar. Böyle bir ortamda, hiçbir canlı yaşayamaz.
Güneş’e doğru ilerlemeye devam edersek Güneş’e en yakın gezegen olan Merkür’e ulaşırız. Merkür’ün en ilginç özelliği, kendi etrafında çok yavaş dönmesidir. Kendi etrafındaki dönüş hızı, neredeyse Güneş’in etrafında yaptığı dönüş kadar yavaştır. Öyle ki Merkür Güneş etrafında iki kez döndüğünde, kendi etrafında sadece üç kez dönmüş olur. Gece ile gündüzün bu kadar uzun sürmesi, gezegenin bir yüzünü kavururken, öteki yüzünü ise dondurur. Bu nedenle gece ile gündüz arasındaki ısı farkı yaklaşık 1000 derecedir. Elbette böyle bir ortam, hiçbir canlının yaşamasına imkan vermez.
